Doğal Temizlik Malzemeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğal Temizlik Malzemeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2013 Salı

Konuk yazar: Tavuk sorunsalını Yeşil Anne Işık Kırgız yazdı


Tavuk konusu hepimizi tedirgin eden yiyeceklerin başında geliyor. Siz nereden alıyorsunuz, organik mi yiyorsunuz soruları geliyor.
Peki hangi tavuk sağlıklı, organik tavuk yesek mi yemesek mi?

Türkiye’de tavuk çok fazla tükettiğimiz bir besin. Mutfağımızda bir çok yemek, tavuk suyu çorbalar, pilavlar yapıyoruz. Tavuk endüstrisi de aslında en büyük ve gelişmiş endüstrilerden biri. Kurumsal bir çok firmamız var. Hepsi konuştuğunda tavukların AB standardında olduğunu, antibiyotik veya hormon, tarım ilacı gibi maddeler vermediklerini söylüyorlar. Güvenilirdir, içiniz rahat yiyin diyorlar.

Bir yandan da uzmanlar tavukların 24 saat uyutulmadığını, doğduğu andan itibaren antibiyotik aldığını, GDO’lu suni yemlerle ve hormonlarla beslendiğini söylüyorlar. 40 günde kesim yapıldığını ve kesimhanedeki tavukların hormonla şişirilmiş, güneş görmeden büyümüş hayvanlar olduğundan yürüyemediklerinden bahsediyorlar.




Beslenme konusunda benim en güvendiğim kişi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi metabolizma bölüm başkanı ve çocuk doktoru sayın PROF.DR. Ahmet AYDIN’dır. Taş Devri Diyeti kitabını defalarca okudum. Ben de bir çok gıda sektöründe uzun yıllar çalıştım, kendim de gözlemledim.

Ahmet hoca diyor ki; Tavuklar uyumadan soframıza geliyor, 40 günde yarım kilo olacakken 1,5 kiloya ulaşıyor. Pişiriyoruz tatsız tutsuz. Peki bu tavuklar nasıl sağlıklı?

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Dizdar da tavuklar sağlıklı değil diyor : “Tarım ilaçlarının amaç dışı kullanımı var. Bu, tavukları büyütme amaçlı kullanılan antibiyotik gibi bir durum. Yumurtadan çıkar çıkmaz civcive antibiyotik vermeye başlıyorlar. Bizim üreticimiz inşallah bu konuda bir düzenleme yapacak, umutluyum. BESDBİR, ‘Elimizden geleni yapacağız’ dedi. Fakat antibiyotiğin bu şekilde kullanımı kim tarafından akıl edildiyse, bunu Amerikan akademileri bile anlamış değil. Civcive antibiyotiği verirseniz, bağırsak sisteminin gelişmesini önlüyorsunuz. Normalde yediğimiz besinlerin önemli bir bölümü bağırsak metabolizmasında kullanılıyor çünkü. Dolayısıyla enerji tüketimi azalıyor.
Güneşe çıkarırsanız civciv sağlıklı gelişeceği için kemik de yapıyor. Ama kemik yapsın istenmiyor, sadece et yapsın isteniyor. Hayvan sonunda patates tarlasında yatan patates gibi, olduğu yerde büyüyen bir hayvan oluyor. Kesimde çalışan bir arkadaşımız anlattı, ‘Zavallı hayvancağızı yerden alırken kemiklerinin elinizin altında kırıldığını hissediyorsunuz. Kaçamıyor zaten. Bıraksanız da hareket edemiyor’ diyor. 1.7 kilo yemle 1 kilo tavuk elde ediyorlar. Böyle bir dönüşüm var mı dünyada?” 
Bir de yeni bir sektör olan organik tavukçuluk sektörü var.
Tavukların gezdikleri, doğal yemlerle beslendikleri 81 günden önce kesilmedikleri söyleniyor.

Pişirildiğinde gerçekten fark var. Daha yağlı ve kokulu, eti daha sert olan tavuklar.

Biz geçen aya kadar yıllardır tavuk almıyorduk ve oğluma da okulda tavuk çıkarsa yememesini söylüyordum. Çevremde, arkadaşlarımda küçük yaşta erken ergenlik yaşayan çok çocuk duydum, gördüm. Erkek çocukların memelerinin büyüdüğünü gördüm. Doktorların ilk yasakladığı besin tavuk oluyor. Bu sebeple yemem de yedirmem de!
Geçen ay ilk defa organik tavuk aldık. Aslında fırında tavuk suyuna pilav üzerinde kızaran tavuğa bayılırım. Düdüklü de haşlayıp, suyuna pilav yapıp fırında kızarttık. Tadı güzeldi, suyu da diğer tavuklarınkine nazaran daha yağlı ,sarı ve yoğun oldu.
Bir de bahçemizde yetişen tavuklarımız var. Bu tavuklar haziran ayında alındı ve 3 ayda geldikleri durum böyle: 

                           

1 kilo var yok, daha hiç yumurtlamadı. Ama bizim tavuklar yumurta tavuğu diğer et için yetiştirilen hayvanlar farklı deniyor. Sebze artıkları ile besleniyorlar. Domates, salatalık, yeşillik v.s..
Bu sebeple organik tavuk konusunda da içim %100 rahat olmadı. 

Ayda 1-2 kere , canımız istediğinde alıp yemeye karar verdik. Belli bir kontrol ve sertifikasyondan geçtiği için standart tavuklar kadar ilaç, hormon içermiyor diye düşündüm. Ancak tamamen doğal şartlarda yetişen tavuklardan da daha büyükler! Tavuğun cinsi ile ilgili olduğunu düşünüyorum, besi için yaratılmış türler olabilir. Tam güvenemedim.

Protein için beslenmemizde, keçi ,koyun eti olmalı, sebze ve baklagil tüketimimizi arttıralım. Mevsiminde temiz denizlerin balığını yiyelim. Hindi eti veya ördek deneyebilirsiniz.

Sizlere de tavsiyem, eğer tavuğun yetiştiği şartları görüp biliyorsanız içiniz rahat yiyebilirsiniz. Ama endüstriyel hiçbir üründen fayda geleceğini düşünmüyorum. Eğer bir yiyecek 300 yıl önce yoksa benim için sağlıksızdır. Buna da tabii ki tüm paketli ve endüstriyel gıdalar, deterjanlar giriyor.

Daha ucuza besleneceğiz diye, verim artacak diye tavuklar ne hale geldi? Evet tavuk ucuz ama biz kalan paramızı paketli meyve sularına, çikolatalara, gofretlere, dondurmalara, fruktoz şuruplu bisküvilere veriyoruz. Ve sağlıksız yaşama devam ediyoruz. Mevsiminde doğal, ekolojik beslensek, paketli gıda tüketmesek, kekimizi kurabiyemizi evimizde yapsak. Hem daha ekonomik hem de daha sağlıklı olur!
Evimizi temizleyeceğiz diye kimyasalları her yere boca etmemeli, doğal deterjan , ekolojik doğal temizleyiciler kullanmalıyız. Önümüz kış, camlar kapanacak, evimizin içindeki hava, dışarıdan daha zehirli bir hale gelecek. Evimiz en çok zamanı geçirdiğimiz yer, evimizin havasının temizliğine gereken önemi vermeliyiz.

Sevgilerimle

Yeşil Anne
www.yesilanne.com




Not: Lütfen doktorunuzu dinleyin. Benim tavsiyelerim sadece benim tecrübelerim ve kişisel araştırmalarımdır. Teşhis ve tedavi niteliği taşımaz ve doktorunuzun tavsiyesinin yerini tutmaz. Sevgiler

Ana Sayfaya Dönün

1 Ağustos 2013 Perşembe

Ev temizliğinde doğal malzeme dönemi. Buğday Derneği buluşmasından doğal bulaşık makinesi ve çamaşır makinesi tozları ve sıvı yüzey temizleyici tarifleri

Buğday Derneği'nden Gerçek Temizlik Atölyesi!

Ev temizliğinde doğal malzeme dönemi!


Satın aldığımız temizlik malzemeleri belki evimizi tertemiz ve mis kokulu yapıyor ama acaba bu arada o katkı maddeleri ve kimyasallar sağlığımızı ve çocuklarımızın sağlığını nasıl etkiliyor?

Sizin de içiniz rahat değilse bu doğal tarifleri deneyebilirsiniz.

İşte doğal bulaşık makinesi tozu:

çeyrek bardak kaya tuzu

20-25 damla limon veya portakal yağı

çeyrek bardak limon tuzu

1 bardak karbonat

1 bardak boraks

1 bardak çamaşır sodası

karışımı kapaklı kavanoza koyun

makinenin deterjan gözünü dolduracak kadar konur

parlatıcı olarak da elma sirkesi kullanabilirsiniz


İşte çamaşır makinesi tozu:

1 bardak rendelenmiş parfümsüz bitkisel sabun

1 bardak çamaşı sodası

1 bardak karbonat

yarım bardak boraks (isteğe bağlı)

10-15 damla uçucu yağ (isteğe bağlı)

karışımı kapaklı kavanoza koyun

çamaşır deterjanı kadar koyulur

Ayrıca yumuşatıcı olarak elma sirkesi kullanılabilir


Sıvı yüzey temizleyici:

1 bardak sirke

2 bardak su

5-10 damla uçucu yağ (isteğe bağlı)

karışım için sprey şisesi

cam ayna fayans gibi yüzeylerde püskürtülerek uygulanır

Emici bir bezle silinir

Tuvalet temizliğinde tuvaletin içine sıkılır 15 dakika bekletilir, fırçalanır



Buğday Ekolojik yaşamı destekleme derneği en sevdiğim derneklerden. Çevremiz ve çocuklarımız için çok güzel işler yapıyorlar. Ben de onların yayınlarını takip ediyorum ve seminerlerine katılıyorum. Bu tarifler de Buğday derneğinin 'Gerçek Temizlik ve Kompost Atölyesi' buluşmasından.


kaynak: https://www.facebook.com/photo.php?fbid=550022188379531&set=a.187210214660732.47207.186170448098042&type=1&theater







Not: Lütfen doktorunuzu dinleyin. Benim tavsiyelerim sadece benim tecrübelerim ve kişisel araştırmalarımdır. Teşhis ve tedavi niteliği taşımaz ve doktorunuzun tavsiyesinin yerini tutmaz. Sevgiler