24 Temmuz 2013 Çarşamba

Doğum Hikayeleri: Hassas Annemiz Çiğdem'in doğum hikayesi

2012 yılının Haziran ayıydı Alanya'da hava oldukca bunaltıcı... Eşim birkaç günlüğüne iş için şehir dışına çıkmıştı ve 3-5 yılda bir hastalanan ben hasta oldum ve antibiyotik vs ilaçlar kullanmak zorunda kaldım. Yaklaşık 2 hafta sonra adetim 2-3 gün gecikmişti, ihtimal vermememe rağmen eşimin acaba demesinden şüphelenip ondan gizli o evde yokken bir test yaptım ve sonuca inanamadım. Allahım bu ne büyük mutluluk! Ağlamaya başlamıştım hem mutluluktan hem hüzünden. 

Ya zarar verdiysem bebeğime veya bilmeden onu ömür boyu sakat bırakacak birşey olduysa? 

Eşim geldi eşime testi gösterdim çok büyük bir şaşkınlık ve mutluluk yaşadık. Ardından 1 hafta tatile çıktık döndüğümüzde doktora gidip sağlık durumundan emin olduk, sapasağlamdı bebeğim pıt pıt pıt atıyordu kalbi! Allah'a şükür. Daha sonrasında sorunsuz bir hamilelik geçirdim. Fazla yürümem yasaktı fakat sağlık durumu olarak çok çok iyi ve rahattım. Hamileliğimin son gününe kadar çalıştım. Bir pazar günü bebeğimin ve benim hastane bavulumuzu hazırladım. Cicilerini özenle yerleştirdim ve kısa bir uykuya yattım. Uyandığımda garip bir his vardı. 

35. haftaya o gün girmiştim. Doğum yapacağımı hiç düşünmeden kontrol için hastaneye gittik saat akşam 10:00'du. O da ne? Bebek geliyor! Doktorlar doğumu durdurabilmek icin çok ugraştılar ilaçlar serumlar vs ama kızım inatçıydı dediğim dedik illaki gelecek! ve doğum durmadı. Sancılar şiddetlenerek devam etti. O akşam yediklerimin hepsini çıkarttım. Ebe hemşirem çok iyiydi Allah razı olsun çok kibar çok yardımsever o gün benim en huysuz hallerimi çekti.  Çok fazla titriyordum sancılar geçtiği zamanda da titremekten duramıyordum bana sürekli sakinleşmemi söylüyordu sabah 6:00 olduğunda doktorum geldi normal doğum odasına alındım fakat artık bebeğimin kalp atışları oldukça düşmüştü acilen saat 7:00'de bütün ameliyathane personeli evlerinden sıcak yataklarından kalkıp hastaneye gelmişlerdi. Sanıyorum sakinleştirmek icin olsa gerek oradakiler benimle muhabbet ediyor adımı mesleğimi eşimi falan soruyorlardı. Ben muhasebeciyim. Eşim otomasyoncu. Fakat orada onu anlatamayacağım icin o günlük onu da muhasebeci yaptım spinal anesteziyi aldım fakat ben hala hissediyordum yani öyle düşünüyordum.

- Bir dakika durun ben hissediyorum! Doktor da şaşırdı tabii.  Belimden aşağıya dokundu
- Hissediyor musun?
- Evet!
- Bunun gibi mi?(kolumu çimdikledi)
- Hayır 


Ameliyat başladı, hamileliğim boyunca hep onu merak etmiştim onu bir kez olsun görebilmek, bir kez kokusunu içime çekerek öpebilmek nasip olacak mıydı? Ya ona birşey olursa? Ya bana birşey olur da dünyaya gözlerini açar açmaz annesiz kalırsa? Ameliyat boyunca ona birşey olmasın diye dua ettim. Ve bir ses duydum, bu onun sesiydi küçük meleğim doğmuştu! 2.710 gr 47 cm. Azıcık sesi vardı çok ağlamadı. Ameliyathanede bana onu göstermediler.





Doğum fotoğrafçısı ayarlamak istiyordum fakat fıstık erkenden gelince pek çok istediğim şeyi yapamadım. Bebek doğum kanalında sıkıştığı için yüzünün bir tarafı komple mordu ve çürümüştü. Bunun dışında bir sağlık sorunu yoktu küvöze hiç konmadı. Fakat ben onun o yüzünü gördükçe ağlamaklı oldum hep canı nasıl yanmıştır diye. Emme refleksi henüz gelişmemişti onu beslemek ilk aylarda oldukça zordu. Sağdığım anne sütüyle 30 ml sütü 1-1.5 saatte içiyordu. 2.400 grama düşmüştü. Daha sonra doktor tavsiyesiyle prematüre özel maması aldık. Doğumumdan 12 gün sonra babamı kaybettik. Bir yandan onun üzüntüsünü yaşadım bir yandan da sütümün kesilme korkusunu. Zaten o günden sonra sütüm oldukça azaldı. Yine de oldukça emzirmeye çalışıyordum. 




Şimdi 6 aylık kızım oldukça tombik ve uzun bir bebek adı Aylin. Adını da doğumundan sonra bulduk. Allah'a şükür onu sağlıkla kucağıma aldım. O benim dünyam. Allah olmayanlara da nasip etsin İnşallah. Doğum çoğu insanı korkutsa da toplam 1 günlük bir süreç. Bu güzel melek icin herşeye değer. 5 gün olsa 5 gün de çekilir ödül büyük ne de olsa...
Çiğdem



Ana Sayfaya Dönün

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder