28 Mart 2013 Perşembe

Hassas Annemiz Ekin çalışan ikiz annesi olmayı anlatıyor

                               

Çalışan bir ikiz annesiyim. 4 yaşında iki oğlum var. Doğanın bana verdiği en büyük hediyeyi ve mutluluğu, yaşamın zorlukları ve tüm bocalamaları ile birlikte yaşıyorum.

Hermina Ibirra; ‘working identity’ adlı kitabında çalışan ve iyi kariyer sahibi olan kadını, elinde büyük bir kayayla yüzen ve yavaş yavaş batan, battığını kendi de gördüğü halde elindeki o koca kayayı bırakmayan(bırakamayan) birine benzetir.

İlk once biraz klişe sorulardan başlayalım:
• Zamansızlıktan yakınıyor musunuz?
• Hem annelik, hem diğer tüm rollerinizde yetememek/yetişememek kaygısı üzerinizde mi?
• Kendinizi diğerleri ile karşılaştırıyor musunuz?
• Yaşamınızdaki iş/özel yaşam/çocuklara ayırdığınız zaman dengesi bozuldu mu?

Tüm bu negatif soruların cevabı evet ise, bu yazıyı okumaya devam edebilirsiniz. Ancak bir şartla, bu soruları kendinize sormayı bırakarak. Çünkü hayatınızın dengesini sağlayacak, farklındalığınızı arttıracak yaklaşım bu soruların cevaplarında değil. Daha doğrusu kendinize bu soruları sorarak bulunmuyor.

Yukarıdaki tüm soruları bir kenara bırakıp, neyi istediğiniz sorusunu kendinize sorarak başlayabilirsiniz. Hayatınız, çocuklarınız, eşiniz , işiniz ve diğer tüm ilişkilerinizde nasıl bir hayat hayal ediyorsunuz?

Bir an için gözlerinizin önünde canlandırmaya çalışın. Hayalinizdeki kendiniz nasıl bir anne, nerde, neler yapıyor, hangi değerlerinizi bugünden daha çok yaşıyor?

Çocuklarınızla güçlü ve sağlam ilişkiler kurmak için neler yapabilirsiniz? Onlara sınırları öğretmekle harcadığınız vaktin bir kısmını onları dinleyerek geçirmeyi deneyebilir misiniz? Küçük bir çocuk da olsalar, annelerinin onlara saygı duyduğunu ve dinlediğini bilmeleri nasıl mucizeler yaratıyor göreceksiniz. Bu elbette ki, her yaptıklarına izin vermek yada onları tehlikeye atacak davranışların önünü açmak değil. Sadece dinlemek ve önemsediğinizi hissettirmek. Bu çalışan anne için daha da önemli, çünkü çocukla beraber geçirdiğiniz vakit çok az. Günde iki saat, gerçek bir dikkat ve çocuğa doğru yöneltilen konsantrasyon muhteşem sonuçlar doğurabiliyor. Bir de o gün neler olduğunu öğrenmek istiyorsanız, nelere üzüldüğünü, sıkıldığını, mutlu olduğunu çok tepki vermeden dinleyin ve sadece duygularını sorun. Çocuğunuzun hissettiği tüm duyguları normal, kabul edilir olarak algılamasına ve size açılmasına yardımcı olur. Bu yolla belki de bütün gün çocuğunun yanında olan anneden daha çok çocuğunuzu tanıyabilir ve daha güçlü bir bağ kurabilirsiniz.


İşin sizin için değeri nedir? Birçok çalışan anne ilk once para için çalıştıklarını söyleseler de, daha sonra paranın çok daha geri planlarda olduğunu, aslında başarı tanımları ve kendini gerçekleştirme ile daha bağlantılı olduğunu görüyorlar. Böyle bir farkındalık, işte geçirilen zamanda yaşanılan vicdan azabının biraz olsun azalmasında etkili olabiliyor. Bir de bu farkındalığın altında yatan değer-başarı, ya da kendini gerçekleştirme açığa çıkmış oluyor. Böylece o da artık değişime, dönüşüme ve farklı bir form almaya hazır bir değer olabiliyor.

Tüm bunların ortasında kendiniz için ne yapıyorsunuz? Hayatta tutkuyla bağlı olduğunuz, yapmaktan keyif aldığınız neler var? Pırıltılı anlarınız hangileri? Kendinizi gerçekleştirmek için neler yapabilirsiniz? Özellikle çocukları biraz daha büyüyen, en azından gece uyumaya başlayan anneler, kendilerine dönecek vakitleri daha çok bulabiliyorlar. Henüz vaktiniz olmadığınızı düşünüyorsanız, beş dakika her gün kendinize sessizlik yaratın ve sadece kendinizle olun. Öyle bir beş dakika seçin ki, kimse size müdahale edemesin ve aklınız dışarıda kalmasın.

Son olarak en elle tutulur tavsiyem, zaman yönetimi. Tam tabiriyle, zamanın suyunu çıkartın. Televizyon karşısında, facebookta, yolda negatif düşünerek geçen tüm vakitleri, sizin için pırıltılı anlara dönüştürebilirsiniz. Günlük değil haftalık hatta aylık plan yapmanızı öneririm. Steven Covey’in zaman planlama teknikleri ile ilgili çalışmaları var, çalışan anneler mutlaka okumalı ve üzerinde düşünmeli. Günlük yapılacaklar listesinden çok daha öte, değer bazlı, hayatımızdaki önceliklerimiz bazlı yapılan bir planlamadan bahsediyor.

Çalışan anne paradoksunda suçluluk duyguları, kendine, çocuklara, ve işine yeterince zaman ayıramamak gibi en başta sorduğum soruların hiç de kolay bir yolu yada reçetesi yok aslında. Çözüm değil yol diyorum, çünkü aslında hayatın ta kendisi. Kendi yolumuzu bir insan olarak çizebilmek...
Ekin






Not: Lütfen doktorunuzu dinleyin. Benim tavsiyelerim sadece benim tecrübelerim ve kişisel araştırmalarımdır. Teşhis ve tedavi niteliği taşımaz ve doktorunuzun tavsiyesinin yerini tutmaz. Sevgiler

Ana Sayfaya Dönün









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder